Kül Kedisi

RSS Feeds

Kül Kedisi







Kül Kedisi


Bir
zamanlar güzeller güzeli bir kız varmış. Annesi ölünce babası yeniden
evlenmiş. Üvey annesi de ilk evliliğinden olan iki kızıyla birlikte
gelip eve yerleşmiş.

Bu iki kız, yeni kız kardeşlerinden hiç
hoşlanmamış. Odasında ne var ne yoksa tavan arasına fırlatıp atmışlar.
Ona bir kardeş gibi davranmak şöyle dursun, bütün ev işlerini üzerine
yıkmışlar.

Ev işleri bittikten sonra bile kızın onlarla oturmasına
izin verilmiyormuş. Akşamları, mutfakta, sönmekte olan ocağın önünde
duruyormuş tek başına, ellerini küllere doğru tutup ısınmaya çalışarak.
Bu yüzden üvey kız kardeşleri ona “Külkedisi” adını takmışla.

Bir
gün iki kız kardeşe sarayda verilecek bir balo için davetiye gelmiş.
İkisi de heyecandan deliye dönmüşler. Herkes Prens’in evlenmek
istediğini biliyormuş. ‘Bakarsın ikimizden birini seçer, belli mi
olur?’ diye düşünmüşler.

İki kız kardeş de kendilerini mümkün
olduğunca güzelleştirmek için hemen kolları sıvamışlar. Fakat maalesef
bu biraz zormuş, çünkü Külkedisi’nin aksine bayağı çirkinmiş her ikisi
de!

Balo akşamı, üvey kardeşleri gittikten sonra Külkedisi mutfakta
oturmuş ve içn için ağlamaya başlamış. “Neyin var, neden ağlıyorsun
Külkedisi?” diye sormuş bir kadın sesi.

“Ben de baloya gitmek istiyordum,” demiş hıçkırarak Külkedisi.

“Gideceksin öyleyse,” demiş ses. Külkedisi duyduğu sese doğru dönüp bakmış, şaşkınlıktan donakalmış.

Güzel bir kadın duruyormuş yanı başında.

“Ben senin peri annenim,” demiş kadın. “Şimdi kaybedecek zamanımız yok! Bana bir balkabağı getir hemen!”

Külkedisi
bir balkabağı getirmiş. Peri annesi sihirli değneğiyle dokununca,
balkabağı birdenbire altından bir fayton oluvermiş.

“Şimdi de altı fare…” Külkedisi altı fare bulup getirmiş, peri annesi onları hemen ata dönüştürmüş.

“Bir sıçan…” Onu da arabacı yapmış.

“Ve altı kertenkele…” Onları da faytonun arkasında koşacak altı uşağa çevirivermiş.

Nihayet
Külkedisi’ne gelmiş sıra. Peri değneğiyle bir dokununca Külkedisi’nin
yırtık, pırtık giysileri nefesleri kesecek harika bir elbiseye
dönmüşmüş. Ayaklarında bir çift camdan ayakkabı pırıl pırıl parlıyormuş.

“Bir
şey var yalnız,” demiş Peri. “Gece yarısına kadar eve dönmelisin. Saat
on ikide elbisen tekrar eski giysilerine, faytonun balkabağına, atların
fareye dönüşecek. Prens’in bunu görmesini istemezsin herhalde? Şimdi
git, dilediğince eğlen.”

O gece Külkedisi balonun yıldızı olmuş.
Baloya katılan hanımlar (özellikle de iki üvey kız kardeşi) onun
elbisesini çok beğenmişler ve terzisinin adını öğrenmek için ona
yalvarmışlar. Beyefendilerin hepsi onunla dans etmek için birbirleriyle
yarışmışlar.

Prens ise götür görmez ona âşık olmuş! Ve o andan sonra hiç kimseye bu kızla dans etmek için izin verilmemiş.

Saatler
saatleri, dakikalar dakikaları kovalamış ve Külkedisi saat tam on ikiyi
vuracağı sırada evde olması gerektiğini hatırlamış.

“Gitme!” diye
seslenmiş Prens arkasından, ama Külkedisi bir an bile durmadan koşup
oradan uzaklaşmış. Sokağa çaktığında elbisesi tekrar eski elbiselerine
dönüşmüş. Geriye kala kala camdan ayakkabıların bir teki kalmış. Diğer
tekini nerede kaybettiğini bilmiyormuş.

O gece Külkedisi uyuyana kadar ağlamış. Hayatının bir daha asla o geceki kadar harika olamayacağını düşünüyormuş.

Ama
bu doğru değilmiş. Ayakkabının diğer tekini sarayın merdivenlerinde
bulmuşlar. Ertesi sabah Prens ev ev dolaşıp ayakkabıyı tek tek bütün
genç kızlara denetmiş. “Bu ayakkabının dün gece karşılaştığım güzel
sahibini bulamazsam yaşayamam,” demiş.

Derken Külkedisi’nin evine gelmiş. Üvey kardeşleri ayakkabıyı denemişler. Olmamış. Ayaklarına girmemiş bile.

Prens çok üzgünmüş, çünkü uğramadığı sadece birkaç ev kalmış. Tam oradan ayrılacakken evin hizmetçisi dikkatini çekmiş.

“Hanımefendi,” demiş Prens Külkedisi’ne, “bir de siz deneseniz?”

“O mu deneyecek? Ne münasebet!” diye haykırmış üvey kardeşler.

Fakat
Prens ısrar etmiş. Külkedisi’nin ne kadar güzel bir kız olduğu gözünden
kaçmamış. Tabii ayakkabı Külkedisi’nin ayağına kalıp gibi oturmuş.
Prens diz çöküp Külkedisi’ne evlenme teklif ederken iki üvey kardeşe de
öfke ve kıskançlıkla olanları seyretmek kalmış. Külkedisi Prens’in
teklifini tabii ki kabul etmiş




İçerik Araçları
Hikayenin Kategorisi :   Masal ,Hikaye,Fıkra, Tekerle, Bilmece
Hikayenin Etiketi :  Kül  Kedisi
Okunma Sayısı :  199
Hikayenin Açıklaması :  Kül Kedisi

Benzer İçeriklerPC OyunLarı 2009
Sonbahar ve kışın oyun yağmurları bereketli geçecek.......devamı için tıklayın

Bakkal Amca
x_ bakkal amca 100 kontör alabilirmiyim. y_ tabi canım buyur. x_ ne kadar bakkal amca......devamı için tıklayın

Kadınlar ikinci eş olmayı neden kabul ederler ???
TV kanallarının dinimizde kusur aramak için yaptığı ve oldukça da yüksek reyting yakalad.....devamı için tıklayın

Meyvelerin faydaları
ahududu Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar .....devamı için tıklayın

Hayvan Barınakları: Ahırlar
Ülkemiz süt sığırı işletmelerinin en önemli sorunlarından biri ahırların yapımıdır. Üre.....devamı için tıklayın

http://www.sihirlikuyu.net